YAŞAMA DAİR
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey var:
Yaşadın mı büyük yaşayacaksın, ırmaklara, göğe, bütün evrene karışırcasına...
Çünkü ömür dediğimiz şey, hayata sunulmuş bir armağandır.
Ve hayat, sunulmuş bir armağandır insana...
ATAOL BEHRAMOĞLU
Şiir öyle bir tılsıma sahip ki, bazen sayfalar dolusu yazsanız sığdıramazsınız o dizelerde yaşatılan duyguları. Büyük Üstat Ataol Behramoğlu da bize aynı tatları sunuyor şiirinde...
Peki biz yaşadıklarımızdan neler öğrendik? Hayat bize sunulmuş bir armağan mı gerçekten? Farkında mıyız sahip olduklarımızın ve hayatın anlamının? Yoksa kaybedince mi anlıyoruz, elimizden gidince mi uyanıyoruz aniden?
Bu uyanışı bugün yaşayalım hep beraber. Pazar günü, belki bazılarımız çalışıyor. Fakat pek çoğumuz iş kaygısından uzak. Önce şöyle bir sarılalım sevdiklerimize. Hiç bakmadığımız kadar içten, hiç görmediğimiz kadar derin hissedelim gözlerini gözlerimizde. Penceremizi açalım, şöyle derin bir nefes almanın keyfini çıkaralım. Seslere kulak verelim. İlk defa kuş sesleri yüreğimize sunsun melodilerini... Seyyar satıcıların hayat mücadelesini izleyelim. Pazar alışverişinden dönenler içinizdeki insan sevgisiyle karşılansın.
Yağmurlu bir günse, damlaların düşüşünü takip edin bütün hayranlığınızla. Bulutlar varsa, çocukluğunuza dönün ve hepimizin oynadığı oyun gelsin aklınıza. Her bir bulut kümesi anlam kazansın zihninizde bütün hayal gücünüzle. Güneş ışıl ışılsa, bırakın misafir olsun teninize. Kapatın gözlerinizi, tüm hücrelerinizde hissedin o cömert sıcaklığı.
Atın sonra kendinizi sokaklara. Hiç bakmadığınız gibi derin bakın, görmediklerinizi farkedin. Ağaç yaprakları size el sallarken, tüm kaygılardan uzaklaştığınızı hissedin.
Selam verin hiç tanımadığınız olsa bile esnafa, kolay gelsin deyin emek harcayanlara yüzünüzdeki tebessümle. Mutluluk dağıtsın varlığınız tüm ihtiyacı olanlara.
Hiç yapmadıklarınızı yapın, el aleme inat. Rahat bırakın kendinizi, hayatın tadını çıkararak.
Düşünün nelere sahip olduğunuzu. Belki öyle kocaman şeyler değil ama hepsi önemli, hepsi anlamlı. Ne kadar zengin olduğunuzun bilincinde olarak yaşayın kocaman, şairin de tavsiyesine uyarak:
'Uzak ülkeler çekmeli seni, tanımadığın insanlar
Bütün kitapları okumak, bütün hayatları tanımak arzusuyla yanmalısın
Değişmemelisin hiç bir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu
Fakat ne kadar sevinç varsa yaşamak özlemiyle dolmalısın.'
Farkında olmak gerek. Hayat bize bir armağan. Yaşama dair ne varsa, bu armağanın hakkını vermek gerek. Gönül gözünüz açık, yaşayın dilediğinizce her şeye inat...


1 yorum:
Butun hayatlari tanimak arzusuyla yaniyor icim... Su saydiginiz onca guzel seyi, oylesine icimde yasamisim ki, hayata her gun tesekkur ettim. Guzel olan seylerin kiymetini bildigim icin her daim kendime deger verdim. Ama insan hayatina yepyeni hayatlar da dahil etmeliymis, hem de ben bu hayati cok iyi biliyorum demesine ragmen...Bazen yillarca tanidigimizi sandigimiz insan aslinda bambaska ve kesfedilmesini bekledigi bir hayat sunmak istiyormus size... Bunu iste bugun ogrendim. Yepyeni bir hayat dahil ettim yasantima, simdiye kadar var oldugunu zannettigim bir hayat... Bu yepyeni hayat icimi derinden acitsa da ben yine de hosgeldin diyorum. Iki kucuk kizken birbirlerimizin mektuplarini sabirsizlikla bekleyisimizin ardina, boylesine bir haykirisa cok ihtiyacim vardi... Tesekkur ederim hocam...
Yorum Gönder